Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve EMDR Terapisi
Travma, sadece fiziksel bir yaralanma değil, ruhun üzerinde bırakılan derin bir izdir. Doğal afetler, kazalar veya şiddet gibi sarsıcı olaylardan sonra zihnin "savaş ya da kaç" tepkisinin takılı kalması durumuna TSSB denir.
Yeniden Yaşama (Flashback): Olayın anılarının, sanki o an tekrar oluyormuş gibi canlı bir şekilde zihne hücum etmesi.
Kaçınma: Travmayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya konuşmalardan uzak durma çabası.
Aşırı Uyarılmışlık: Sürekli tetikte olma hali, kolayca irkilme ve uykuya dalmakta güçlük.
İyileşme Mümkün mü?
TSSB bir zayıflık göstergesi değil, beynin ağır bir strese verdiği biyolojik bir tepkidir. EMDR terapisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi gibi yöntemlerle, travmatik anıların beyinde sağlıklı bir şekilde işlenmesi sağlanabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) DSM-5 Tanı Kriterleri şunlardır.
TSSB tanısı için kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak ağır bir travmaya (ölüm tehdidi, ağır yaralanma, cinsel şiddet) maruz kalması gerekir. Belirtiler 1 aydan uzun sürmelidir:
Yeniden Yaşama Belirtileri: Travmatik olayı istemsizce hatırlama, kabuslar veya flashback (geriye dönüş) anları.
Kaçınma: Travmayı hatırlatan düşünce, duygu, kişi veya mekanlardan uzak durma çabası.
Bilişsel ve Duygudurum Değişiklikleri: Olayın önemli bir kısmını hatırlayamama, dünyaya karşı aşırı negatif inanışlar ("Kimseye güvenilmez"), suçluluk ve utanç duyguları.
Uyarılma ve Tepkisellik: Aşırı irkilme tepkisi, sürekli tetikte olma hali, uyku bozukluğu ve öfke patlamaları.
TSSB, ağır bir travmatik olaydan (ölüm tehdidi, ağır yaralanma, cinsel şiddet) sonra gelişen, hayatı felç eden bir semptomlar topluluğudur. DSM-5-TR, bu kategoriye "Uzamış Yas Bozukluğu"nu ekleyerek, kaybın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen azalan değil artan bir özlem ve acı halini klinik bir tanı olarak tanımlamıştır. TSSB Temel Belirtileri :
Yeniden Yaşantılama: Flashbackler, kabuslar, travmatik anıların istemsizce akla gelmesi. Kaçınma: Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya duygulardan uzak durma çabası. Bilişsel ve Duygusal Değişimler: Olayın bir kısmını hatırlayamama, dünyaya karşı aşırı olumsuz inançlar, suçluluk. Uyarılmışlık: Abartılı irkilme tepkisi, sürekli tetikte olma hali, öfke patlamaları. Tedavide EMDR ve Travma Odaklı BDT en güçlü kanıtlara sahip yöntemlerdir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Stresle İlişkili Bozukluklar:
Travma, sadece fiziksel bir yaralanma değil, ruhun üzerinde bırakılan derin bir izdir. Doğal afetler, kazalar veya şiddet gibi sarsıcı olaylardan sonra zihnin "savaş ya da kaç" tepkisinin takılı kalması durumuna TSSB denir.
Yeniden Yaşama (Flashback): Olayın anılarının, sanki o an tekrar oluyormuş gibi canlı bir şekilde zihne hücum etmesi.
Kaçınma: Travmayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya konuşmalardan uzak durma çabası.
Aşırı Uyarılmışlık: Sürekli tetikte olma hali, kolayca irkilme ve uykuya dalmakta güçlük.
İyileşme Mümkün mü?
TSSB bir zayıflık göstergesi değil, beynin ağır bir strese verdiği biyolojik bir tepkidir. EMDR terapisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi gibi yöntemlerle, travmatik anıların beyinde sağlıklı bir şekilde işlenmesi sağlanabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) DSM-5 Tanı Kriterleri şunlardır.
TSSB tanısı için kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak ağır bir travmaya (ölüm tehdidi, ağır yaralanma, cinsel şiddet) maruz kalması gerekir. Belirtiler 1 aydan uzun sürmelidir:
Yeniden Yaşama Belirtileri: Travmatik olayı istemsizce hatırlama, kabuslar veya flashback (geriye dönüş) anları.
Kaçınma: Travmayı hatırlatan düşünce, duygu, kişi veya mekanlardan uzak durma çabası.
Bilişsel ve Duygudurum Değişiklikleri: Olayın önemli bir kısmını hatırlayamama, dünyaya karşı aşırı negatif inanışlar ("Kimseye güvenilmez"), suçluluk ve utanç duyguları.
Uyarılma ve Tepkisellik: Aşırı irkilme tepkisi, sürekli tetikte olma hali, uyku bozukluğu ve öfke patlamaları.
TSSB, ağır bir travmatik olaydan (ölüm tehdidi, ağır yaralanma, cinsel şiddet) sonra gelişen, hayatı felç eden bir semptomlar topluluğudur. DSM-5-TR, bu kategoriye "Uzamış Yas Bozukluğu"nu ekleyerek, kaybın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen azalan değil artan bir özlem ve acı halini klinik bir tanı olarak tanımlamıştır. TSSB Temel Belirtileri :
Yeniden Yaşantılama: Flashbackler, kabuslar, travmatik anıların istemsizce akla gelmesi. Kaçınma: Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya duygulardan uzak durma çabası. Bilişsel ve Duygusal Değişimler: Olayın bir kısmını hatırlayamama, dünyaya karşı aşırı olumsuz inançlar, suçluluk. Uyarılmışlık: Abartılı irkilme tepkisi, sürekli tetikte olma hali, öfke patlamaları. Tedavide EMDR ve Travma Odaklı BDT en güçlü kanıtlara sahip yöntemlerdir.
DSM-5
Örselenme (Travma ) ve Tetikleyici Etkenle (Stresörle) ilişkili Bozukluklar
Tepkisel Bağlanma Bozukluğu 313.89 (F94.1)
- Aşağıdakilerden her ikisi ile birlikte kendini gösteren, erişkin bakımverenlere karşı, kısıtlı, duygusal açıdan içine kapanık, sürekli bir davranış örüntüsü:
- Çocuk zorlandığında, çok seyrek olarak ya da çok az rahatlatılma arayışında olur.
- Çocuk zorlandığında, rahatlatılmaya çok seyrek olarak ya da çok az tepki verir.
- Aşağıdakilerden en az ikisinin olmasıyla belirli, süreklilik gösteren, toplumsal ve duygusal bir bozukluk:
- Başkalarına karşı çok az toplumsal ve duygusal tepki gösterme.
- Olumlu duygulanım kısıtlılığı.
- Erişkin bakımverenlerle, korkutucu olmayan etkileşimler sırasında bile, açıklanamayan bir biçimde, çabuk kızma, üzülme ya da korkma dönemlerinin olması.
- Aşağıdakilerden en az birinin olmasıyla belirli olmak üzere, çocuk uçlarda, yetersiz bir bakım görmüştür:
- Rahatlatılma, uyarım ve duygulanım gibi temel duygusal gereksinim lerin, bakımveren erişkinlerce sürekli olarak eksik karşılandığı, toplumsal olarak boşlama (ihmal) ya da yoksun bırakma tutumu.
- Kalıcı bağlanmaların oluşması için elverişli durumları kısıtlar biçimde, birincil bakımverenlerde yineleyici değişikler olması (örn. evlâtlık bakıminda sık sık bir değişiklik olması).
- Seçici bağlanmaların oluşması için elverişli durumları ileri derece de kısıtlar biçimde, olağandışı ortamlarda büyütülme (örn. çocuk- bakımveren oranının yüksek olduğu kurumlarda).
- C tanı ölçütündeki bakımın, A tanı ölçütündeki bozuk davranışlardan sorumlu olduğu düşünülür (örn. A tanı ölçütündeki bozukluklar, C tanı ölçü tünde sözü edilen yeterli bakım olmamasından sonra başlamıştır.).
- Otizm açılımı kapsamında bozukluk için tanı ölçütleri karşılanmamaktadır.
- Bu bozukluk beş yaşından önce açıkça ortaya çıkar.
- Çocuğun gelişimsel yaşı en az dokuz aydır.
Varsa belirtiniz:
Sürekli: Bu bozukluk on iki aydan daha uzun bir süredir bulunmaktadır.
O sıradaki ağırlığını belirtiniz:
Çocuk, bu bozukluğun bütün belirtilerini gösteriyorsa ve her bir belirti oldukça yüksek düzeylerde kendini gösteriyorsa, tepkisel bağlanma bozukluğu ağır olarak belirtilir.
Sınırsız Toplumsal Katılım Bozukluğu 313.89 (F94.2)
- Çocuğun tanıdık olmayan erişkinlere etkin bir biçimde yaklaştığı ve etkileştiği (onları yabancılamadığı ve yadırgamadığı) ve aşağıdakilerden en az ikisini gösterdiği bir davranış örüntüsü:
- Tanıdık olmayan erişkinlere yaklaşırken ve onlarla etkileşirken suskunluk göstermeme ya da çok az suskunluk gösterme.
- ileri derecede senlibenli sözel ya da bedensel davranış (kültürel açıdan onaylanamayacak ve yaşına uygun toplumsal sınırlarla uyumlu olmayan).
- Tanıdık olmayan ortamlarda bile, göze aldığı bir eylem için erişkin bakımverenin varlığına geriye dönüp bakmama ya da yeterince bakmama.
- Tanıdık olmayan bir erişkinle çekip gitme konusunda, hiç duraksamadan ya da çok az duraksayarak, isteklilik gösterme.
- A tanı ölçütündeki davranışlar dürtüselllkle sınırlı değildir (dikkat eksikliği/ aşırı hareketlilik bozukluğunda olduğu gibi), ancak toplumsal olarak sınır sız davranışlardır.
- Aşağıdakilerden en az birinin olmasıyla belirli olmak üzere, çocuk uçlarda, yetersiz bir bakım görmüştür:
- Rahatlatılma, uyarım ve duygulanım gibi temel duygusal gereksinim lerin, bakımveren erişkinlerce sürekli olarak eksik karşılandığı, toplumsal olarak boşlama (ihmal) ya da yoksun bırakma tutumu.
- Kalıcı bağlanmaların oluşması için elverişli durumları kısıtlar biçimde, birincil bakımverenlerde yineleyici değişikler olması (örn. evlâtlık bakımında sık sık bir değişiklik olması).
- Seçici bağlanmaların oluşması için elverişli durumları ileri derece de kısıtlar biçimde, olağandışı ortamlarda büyütülme (örn. çocuk- bakımveren oranının yüksek olduğu kurumlarda).
- C tanı ölçütündeki bakımın, A tanı ölçütündeki bozuk davranışlardan sorumlu olduğu düşünülür (örn. A tanı ölçütündeki bozukluklar, C tanı ölçü tünde sözü edilen sağlıklı olmayan bakımdan sonra başlamıştır.). E. Ç o cu ğ u n gelişim sel yaşı en a z dokuz aydır.
Varsa belirtiniz:
Sürekli: Bu bozukluk on iki aydan daha uzun bir süredir bulunmaktadır.
O sıradaki ağırlığını belirtiniz:
Çocuk , bu bozukluğun bütün belirtilerini gösteriyorsa ve herbir belirti oldukça yüksek düzeylerde kendini gösteriyorsa, sınırsız toplumsal katılım bozukluğu ağır olarak belirtilir.
Örselenme Sonrası Gerginlik (Travma Sonrası Stres) Bozukluğu 309.81 (F43.10)
Örselenme Sonrası Gerginlik Bozukluğu
Not: Aşağıdaki tanı ölçütleri, erişkinler, gençler ve altı yaşından büyük çocukla ra uygulanır. Altı yaşındaki ve daha küçük çocuklar için aşağıda ona karşı gelen tanı ölçütlerine bakın.
- Aşağıdaki yollardan biriyle (ya da birden çoğuyla), gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma:
- Doğrudan örseleyici olay(lar) yaşama.
- Başkalarının başına gelen olay(lar)ı, doğrudan doğruya görme (bunlara tanıklık etme).
- Bir aile yakınının ya da yakın bir arkadaşının başına örseleyici olay(lar) geldiğini öğrenme. Aile bireyinin ya da arkadaşının gerçek ölümü ya da ölüm olasılığı kaba güçle ya da kaza sonucu olmuş olmalıdır.
- Örseleyici olay(ların)ın sevimsiz ayrıntılarıyla, yineleyici bir biçimde ya da aşırı bir düzeyde karşı karşıya kalma (örn. insan kalıntılarını topla yan ilk kişiler; çocuk sömürüsünün ayrıntılarıyla yeniden yeniden kar şılaşan polis memurları).
Not: Böyle bir karşı karşıya gelme, işle ilgili olmadıkça, elektronik ya yın ortamları, televizyon, sinema ya da görseller aracılığıyla olmuş ise A4 tanı ölçütü uygulanmaz.
- Örseleyici olay(lar)dan sonra başlayan, örseleyici olay(lar)a ilişkin, istemdışı gelen aşağıdaki belirtilerin birinin (ya da daha çoğunun) varlığı:
- Örseleyici olay(lar)m yineleyici, istemsiz ve istemdışı gelen, sıkıntı veren anıları. Not: Altı yaşından büyük çocuklarda, örseleyici olay(lar)ın kapsandığı konuların ya da bu olay(lar)ın birtakım yönlerinin dışa vurulduğu yine leyici oyunlar ortaya çıkabilir.
- İçeriği ve/ya da duygulanımı örseleyici olay(lar)la ilişkili, yineleyici sıkıntı veren düşler. Not: Çocuklar, içeriği belirsiz korkutucu düşler görüyor olabilirler.
- Kişinin örseleyici olay(lar) yeniden oluyormuş gibi hissettiği ya da davrandığı çözülme (dissoslyasyon) tepkileri (örn. geçmişe dönüşler). (Bu tür tepkiler, belirli bir görülme aralığında ortaya çıkabilirler; en uç biçimi, o sırada çevresinde olup bitenlerin tam olarak ayırdında olma madır.) Not: Çocuklar, oyun sırasında, örselenmeyle ilgili yeniden canlandırma yapabilirler.
- Örseleyici olay(lar)ı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlarla karşılaşınca yoğun ya da uzun süreli bir ruhsal sıkıntı yaşama.
- Örseleyici olay(lar)ın simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlara karşı fizyolojiyle ilgili belirgin tepkiler gösterme.
- Aşağıdakilerden birinin ya da her ikisinin birlikte olmasıyla belirli, örseleyici olay(lar)dan sonra ortaya çıkan, örseleyici olay(lar)a ilişkin uyaranlardan sürekli bir biçimde kaçınma:
- Örseleyici olay(lar)la ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duygulardan kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.
- Örseleyici olay(lar)a ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duyguları uyandıran dış anımsatıcılardan (insanlar, yerler, konuşmalar, etkinlikler, nesneler, durumlar) kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.
- Aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha çoğunun) olmasıyla belirli, örseleyici olay(lar)ın ortaya çıkmasından sonra başlayan ya da kötüleşen, örseleyici olay(lar)a ilişkin bilişlerde ve duygudurumda olumsuz değişiklikler olması:
- Örseleyici olay(lar)ın önemli bir yönünü anımsayamama (özellikle unutkanlık çözülmesine [dissosiyatif amnezi] bağlıdır ve baş yaralan ması, alkol ya da madde kullanımıma bağlı değildir).
- Kendisi, başkaları ya da dünya ile ilgili olarak, sürekli ve abartılı olum suz inanışlar ya da beklentiler (örn. “Ben kötüyüm”, “Kimseye güvenilemez”, “Dünya tümüyle tehlikeli bir yerdir”, “Bütün sinir sistemim kalıcı olarak bozuldu”).
- Örseleyici olay(ların)ın nedenleri ve sonuçlarıyla ilgili olarak, kişinin kendisini ya da başkalarını suçlamasına yol açan, süreklilik gösteren, çarpık bilişler.
- Süreklilik gösteren olumsuz duygusal durum (örn. korku, dehşet, öfke, suçluluk ya da utanç).
- Önemli etkinliklere karşı duyulan ilgide ya da katılımda belirgin azalma.
- Başkalarından kopma ya da başkalarına yabancılaşma duyguları.
- Sürekli bir biçimde, olumlu duygular yaşayamama (örn. mutluluğu, doyumu ya da sevgi duygularını yaşayamama).
- Aşağıdakilerden ikisi (ya da daha çoğu) ile belirli, örseleyici olay(lar)ın or taya çıkmasıyla başlayan ya da kötüleşen, örseleyici olay(lar)la ilintili, uya rılma ve tepki gösterme biçiminde belirgin değişiklikler olması:
- İnsanlara ya da nesnelere karşı sözel ya da sözel olmayan saldırganlıkla dışa vurulan, kızgın davranışlar ve öfke patlamaları (bir kışkırtma olmadan ya da çok az bir kışkırtma karşısında).
- Sakınmaksızın davranma ya da kendine zarar veren davranışlarda bulunma.
- Her an tetikte olma.
- Abartılı irkilme tepkisi gösterme.
- Odaklanma güçlükleri.
- Uyku bozukluğu (örn. uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük ya da dingin olmayan bir uyku uyuma).
- Bu bozukluğun süresi (B, C, D ve E tanı ölçütleri) bir aydan daha uzundur.
- Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer İşlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
- Bu bozukluk, bir maddenin (örn. ilaç, alkol) ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
Olup olmadığını belirtiniz:
Çözülme belirtileri (dissosiyatif belirtiler) gösteren: Kişinin belirtileriörselenme sonrası gerginlik bozukluğunun tanı ölçütlerini karşılamaktadır, ayrıca kişi, tetikleyici etkene tepki olarak aşağıdakilerden birinin belirtileri ni sürekli ya da yineleyici olarak yaşamaktadır:
- Kendine yabancılaşma (depersonalizasyon): Kişinin, zihinsel süreçlerinden ya da vücudundan koptuğu duyumunu yaşadığı, sanki bunlara dışarıdan bir gözlemciymiş gibi baktığı, sürekli ya da yineleyici yaşantılar (örn. sanki bir düş içindeymiş gibi olduğu duyumu; kendisinin ya da vücudunun gerçekdışı olduğu ya da zamanın yavaş aktığı duyumu).
- Gerçekdışılık (derealizasyon): Çevredekilerin gerçekdışı olduğuna ilişkin, sürekli ya da yineleyici yaşantılar (örn. kişinin çevresindeki dünya gerçekdışı, düşsel, uzak ya da çarpık olarak yaşanır).
Not: Bu alttürün kullanılabilmesi için, çözülme belirtilerinin, bir maddenin (örn. bilinç kararmaları, alkol entoksikasyonu sırasındaki davranışlar) ya da başka bir sağlık durumunun (örn. kompleks parsiyel katılmalar) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamıyor olması gerekir.
Varsa belirtiniz:
Gecikmeli dışavurum gösteren: Olaydan sonra en az altı ay geçmeden tanı ölçütleri tam olarak karşılanmıyorsa (kimi belirtiler kısa bir süre içinde başlasa da).
Altı Yaşındaki ve Altı Yaşının Altındaki Çocuklar için Örselenme Sonrası Gerginlik Bozukluğu
- Altı yaşındaki ve daha küçük çocuklarda, aşağıdaki yollardan biriyle (ya da birden çoğuyla), gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde, ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşma ya da cinsel saldırıya uğrama:
- Doğrudan örseleyici olay(lar) yaşama.
- Özellikle birincil bakımverenler olmak üzere, başkalarının başına gelen olay(lar)ı, doğrudan doğruya görme (bunlara tanıklık etme). Not: Doğrudan doğruya görme (tanıklık etme), elektronik yayın or tamları, televizyon, sinema ya da görseller aracılığıyla görmüş olmayı kapsamaz.
- Anababasından birinin ya da bakımveren kişinin başına örseleyici olay(lar) geldiğini öğrenme.
- Örseleyici olay(lar)dan sonra başlayan, örseleyici olay(lar)a ilişkin, istemdışı gelen aşağıdaki belirtilerin birinin (ya da daha çoğunun) varlığı:
- Örseleyici olay(lar)ın yineleyici, istemsiz ve istemdışı gelen, sıkıntı veren anıları. Not: Kendiliğinden ortaya çıkan ve istemdışı gelen anıların sıkıntı ve riyor gibi görünmesi gerekmez ve bunlar, oyunda yeniden canlandırılıyor gibi dışa vurulabilirler.
- İçeriği ve/ya da duygulanımı örseleyici olay(lar)la ilişkili, yineleyici sıkıntı veren düşler. Not: Korkutucu içeriğin örseleyici olayla ilişkini kurmak olanaklı olmayabilir.
- Çocuğun örseleyici olay(lar) yeniden oluyormuş gibi hissettiği ya da davrandığı çözülme (dissosiyasyon) tepkileri (örn. geçmişe dönüşler). (Bu tür tepkiler belirli bir görülme aralığında ortaya çıkabilirler; en uç biçimi, o sırada çevresinde olup bitenlerin tam olarak ayırdında olma madır.) Çocuklar, oyun sırasında, örselenmeyle ilgili yeniden canlandırma yapabilirler.
- Örseleyici olay(lar)ı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlarla karşılaşınca yoğun ya da uzun süreli bir ruhsal sıkıntı yaşama.
- Örseleyici olay(lar)ı anımsatıcılara karşı fizyolojiyle ilgili belirgin tepkiler gösterme.
- Örseleyici olay(lar)la ilintili uyaranlardan sürekli bir kaçınmayı ya da örseleyici olay(lar)a ilintili bilişlerde ve duygudurumda olumsuz değişiklikler olduğunu gösteren, olay(lar)dan sonra başlamış ya da kötüleşmiş, aşağıdaki bir (ya da birden çok) belirti bulunmalıdır:
Uyaranlardan Sürekli Kaçınma
- Örseleyici olay(lar)ın anılarını uyandıran etkinlikler, yerler ya da nesnel anımsatıcılardan kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.
- Örseleyici olay(lar)ın anılarını uyandıran insanlar, konuşmalar ya da kişilerarası durumlardan kaçınma ya da bunlardan uzak durma çaba ları.
Bilişlerde Olumsuz Değişiklikler
- Olumsuz duygusal durumların sıklığının önemli ölçüde artması (örn. korku, suçluluk, üzüntü, utanç, şaşkınlık).
- Önemli etkinliklere karşı duyulan ilgide ya da katılımda belirgin azalma, bu durum, oyun oynamada bir kısıtlılık göstermeyi de kapsar.
- Toplumsal olarak geri çekilme, içine kapanma.
- Sürekli bir biçimde, olumlu duyguları daha az gösterme.
- Aşağıdakilerden ikisi (ya da daha çoğu) ile belirli, örseleyici olay(lar)ın ortaya çıkmasıyla başlayan ya da kötüleşen, örseleyici olay(lar)la ilintili, uyarılma ve tepki gösterme biçiminde değişiklikler olması:
- İnsanlara ya da nesnelere karşı sözel ya da sözel olmayan saldırganlıkla dışa vurulan,kızgın davranışlar ve öfke patlamaları (bir kışkırtma olmadan ya da çok az bir kışkırtma karşısında) (aşırı huysuzluk yapmaları da kapsar).
- Her an tetikte olma.
- Abartılı irkilme tepkisi gösterme.
- Odaklanma güçlükleri.
- Uyku bozukluğu (örn. uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük ya da dingin olmayan bir uyku uyuma).
- Bu bozukluğun süresi bir aydan daha uzundur.
- Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da anababasıyla, kar deşleriyle, yaşıtlarıyla ya da diğer bakımverenlerle ilişkilerinde ya da okul da davranışlarında bozulmaya neden olur.
- Bu bozukluk, bir maddenin (örn. ilaç ya da alkol) ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle İlgili etkilerine bağlanamaz.
Olup olmadığını belirtiniz:
Çözülme belirtileri (dissosiyatif belirtiler) gösteren: Kişinin belirtileri örselenme sonrası gerginlik bozukluğunun tanı ölçütlerini karşılamaktadır ve kişi, aşağıdakilerden birinin belirtilerini sürekli ya da yineleyici olarak yaşamaktadır:
- Kendine yabancılaşma (depersonalizasyon): Kişinin, zihinsel süreçlerinden ya da vücudundan koptuğu duyumunu yaşadığı, sanki bunlara dışarıdan bir gözlemciymiş gibi baktığı, sürekli ya da yine leyici yaşantılar (örn. sanki bir düş içindeymiş gibi olduğu duyumu; kendisinin ya da vücudunun gerçekdışı olduğu ya da zamanın yavaş aktığı duyumu).
- Gerçekdışılık (derealizasyon): Çevredekilerin gerçekdışı olduğuna ilişkin, sürekli ya da yineleyici yaşantılar (örn. kişinin çevresindeki dünya gerçekdışı, düşsel, uzak ya da çarpık olarak yaşanır). Not: Bu alttürün kullanılabilmesi için, çözülme belirtilerinin, bir maddenin (örn. bilinç kararmaları) ya da başka bir sağlık durumunun (örn. kompleks parsiyel katılmalar) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamıyor olması gere kir.
Varsa belirtiniz:
Gecikmeli dışavurum gösteren: Olaydan sonra en az altı ay geçmeden tanı ölçütleri tam olarak karşılanmıyorsa (kimi belirtiler kısa bir süre içinde başlasa da).
Akut Gerginlik (Stres) Bozukluğu 308.3 (F43.0)
A. Aşağıdaki yollardan biriyle (ya da birden çoğuyla), gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma:
- Doğrudan örseleyici olay(lar) yaşama.
- Başkalarının başına gelen olay(lar)ı, doğrudan doğruya görme (bunlara tanıklık etme).
- Bir aile yakınının ya da yakın bir arkadaşının başına örseleyici olay(lar) geldiğini öğrenme. Not: Aile bireyinin ya da arkadaşının gerçek ölümü ya da ölüm olasılığı kaba güçle ya da kaza sonucu olmuş olmalıdır.
- Örseleyici olay(ların)ın sevimsiz ayrıntılarıyla, yineleyici bir biçimde ya da aşırı bir düzeyde karşı karşıya kalma (örn. insan kalıntılarını topla yan ilk kişiler; çocuk sömürüsünün ayrıntılarıyla yeniden yeniden kar şılaşan polis memurları).
Not: Böyle bir karşı karşıya gelme, işle ilgili olmadıkça, elektronik ya yın ortamları, televizyon, sinema ya da görseller aracılığıyla olmuş ise bu tanı ölçütü uygulanmaz.
- Örseleyici olay(lar)dan sonra başlayan ya da kötüleşen, istemdışı gelen belirtiler, olumsuz duygudurum, çözülme, kaçınma ve uyarılmayı kapsayan aşağıdaki herhangi beş kümeden dokuz (ya da daha çok) belirtinin varlığı:
İstemdışı Gelen Belirtiler
- Örseleyici olay(lar)ın yineleyici, istemsiz ve istemdışı gelen, sıkıntı ve ren anıları. Not: Çocuklarda, örseleyici olay(lar)ın kapsandığı konu ların ya da bu olay(lar)ın birtakım yönlerinin dışa vurulduğu yineleyici oyunlar ortaya çıkabilir.
- İçeriği ve/ya da duygulanımı örseleyici olay(lar)la ilişkili, yineleyici, sıkıntı veren düşler. Not: Çocuklar, içeriği belirsiz korkutucu düşler görüyor olabilirler.
- Kişinin örseleyici olay(lar) yeniden oluyormuş gibi hissettiği ya da davrandığı çözülme (dissosiyasyon) tepkileri (örn. geçmişe dönüşler). (Bu tür tepkiler belirli bir görülme aralığında ortaya çıkabilirler; en uç biçimi, o sırada çevresinde olup bitenlerin tam olarak ayırdında ol mamadır.) Not: Çocuklar, oyun sırasında, örselenmeyle ilgili yeniden canlandırma yapabilirler.
- Örseleyici olay(lar)ı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaran lara tepki olarak yoğun ya da uzun süreli bir ruhsal sıkıntı yaşama ya da fizyolojiyi ilgilendiren belirgin tepkiler gösterme.
Olumsuz Duygudurum
- Sürekli bir biçimde, olumlu duygular yaşayamama (örn. mutluluğu, doyumu ya da sevgi duygularını yaşayamama).
Çözülme (Dissosiyasyon) Belirtileri
- Kişinin çevresindekilere ya da kendisiyle ilgili olarak değişmiş bir ger çeklik duyumu (örn. kendisini başkasının görüngesinden görme, şaş kın bir durumda olma, zamanın yavaşlaması).
- Örseleyici olay(lar)ın önemli bir yönünü anımsayamama (özellikle unutkanlık çözülmesine [dissosiyatif amnezi] bağlıdır ve baş yaralan ması, alkol ya da madde kullanımıma bağlı değildir).
Kaçınma Belirtileri
- Örseleyici olay(lar)la ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duygulardan uzak durma çabaları.
- Örseleyici olay(lar)a ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duyguları uyandıran dış anımsatıcılardan (insanlar, yerler, konuşmalar, etkinlikler, nesneler, durumlar) uzak durma ça baları.
Uyarılma Belirtileri
- Uyku bozukluğu (örn. uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük ya da dingin olmayan bir uyku uyuma).
- İnsanlara ya da nesnelere karşı sözel ya da sözel olmayan saldırganlıkla dışa vurulan, kızgın davranışlar ve öfke patlamaları (bir kışkırtma olmadan ya da çok az bir kışkırtma karşısında).
- Her an tetikte olma.
- Odaklanma güçlükleri.
- Abartılı irkilme tepkisi gösterme.
- Bu bozukluğun (B tanı ölçütündeki belirtilerin) süresi, örselenmeyle karşılaştıktan sonra, üç günle bir ay arasında değişir.
Not: Belirtiler örselenmeden hemen sonra başlar, ancak tanı ölçütlerini karşılaması için en az üç gün olmak üzere, en çok bir ay sürmüş olması gerekir.
- Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
- Bu bozukluk, bir maddenin (örn. ilaç, alkol) ya da başka bir sağlık duru
munun (örn. ağır olmayan çarpmayla beyin yaralanması) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz ve kısa psikoz bozukluğu ile daha iyi açıklanamaz.
Uyum Bozuklukları
- Tanımlanabilir tetikleyicl etken(ler)e tepki olarak, bu etken(ler)in ortaya çıkmasından sonraki üç ay içinde, duygusal ya da davranışsal belirtiler gelişmesi.
- Bu belirtiler ya da davranışlar, aşağıdakilerden biri ya da her ikisi ile belirli olduğu üzere, klinik açıdan önemlidir;
- Belirtilerin ağırlığını ve görünümünü etkileyebilecek dış bağlam ve kültürel etkenler göz önünde bulundurulduğunda, tetikleyici etkenin ağırlığı ya da yoğunluğu ile orantısız, belirgin bir sıkıntı.
- Toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte ileri derecede düşme.
- Tetikleyici etkenle ilişkili bu bozukluk başka bir ruhsal hastalığın tanı ölçüt lerini karşılamaz ve daha önceden var olan bir ruhsal bozukluğun yalnızca bir alevlenmesi değildir. D. Belirtiler olağan yası göstermez.
E. Tetikleyici etken ya da bunun getirdiği sonuçlar bir kez ortadan kalkınca, belirtiler bir altı aydan daha uzun bir süre daha sürmez.
Olup olmadığını belirtiniz:
- 309.0 (F43.21) Çökkün duygudurum ile giden: Duygudurumda çökkünlük, ağlamaklılık ya da umutsuzluk duyguları önde gelmektedir.
- 309.24 (F43.22) Kaygı ile giden: Gerginlik, kaygı, aşırı sinirlilik ya da ayrılma kaygısı önde gelmektedir.
- 309.28 (F43.23) Kaygılı ve çökkün duygudurum karışımı ile giden: Çökkünlük ve kaygının birleşimi önde gelmektedir.
- 309.3 (F43.24) Davranım bozukluğu ile giden: Davranım bozukluğu önde gelmektedir.
- 309.4 (F43.25) Duygu ve davranım bozukluğu karışımı ile giden: Hem duygusal belirtiler (çökkünlük, kaygı), hem de davranım bozukluğu önde gelmektedir.
- 309.9 (F43.20) Tanımlanmamış: Uyum bozukluğunun özgül alttürlerinden birine girmeyen, uyumu bozan tepkiler için kullanılır.
Tanımlanmış Diğer Örselenme ve Tetikleyici Etkenle İlişkili Bir Bozukluk
309.89 (F4 3 .8 )
Klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olan, örselen me ve tetikleyici etkenle ilişkili bozuklukların belirti özelliklerinin baskın olduğu, ancak bunların örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bozukluklar tanı küme sindeki herhangi birinin tanısı için tanı ölçütlerini tam karşılamadığı durumlarda bu kategori kullanılır. Tanımlanmış diğer örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bir bozukluk kategorisi, örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bozukluklardan herhangi özgül biri için tanı ölçütlerini karşılamamanın özel nedeni klinisyenlerce tartışılmak istendiğinde kullanılır. Yazarken, “tanımlanmış diğer örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bir bozukluk” diye yazmanın ardından özel neden yazılır (örn. “süregiden karmaşık yas bozukluğu”).
“Tanımlanmış diğer” adı kullanılarak belirlenebilecek görünümler için örnekler şunlardır:
- Tetikleyici etkenden üç aydan daha uzun bir süre sonra gecikmeli başlayan belirtilerle giden uyum benzeri bozukluklar.
- Tetikleyici etken uzun sürmeden altı aydan daha uzun süren uyum-benzeri bozukluklar.
- Ataque de nervios : DSM -5’te yer alan “Ruhsal Bozukluklarla İlgili Kültürel Kavramlar Söziükçesi”ne bakın.
- Diğer kültürel sendromlar: DSM-5’te yer alan “Ruhsal Bozukluklarla İlgili Kültürel Kavramlar Sözlükçesi”ne bakın.
- Süregiden karmaşık yas bozukluğu: Bu bozukluk, süregiden ağır üzüntü ve yas tepkileri ile belirlidir (DSM-5’te Anabölüm III’te yer alan “Daha ileri Çalışmayı Gerektiren Durumlar” bölümüne bakın).
Tanımlanmamış Örselenme ve Tetikleyici Etkenle İlişkili Bozukluk 309.9 (F43.9)
Klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında İşlevsellikte düşmeye neden olan, örselen me ve tetikleyici etkenle ilişkili bozuklukların belirti özelliklerinin baskın olduğu, ancak bunların örselenme ve tetikleyici etkenle İlişkili bozukluklar tanı kümesin deki herhangi birinin tanısı için tanı ölçütlerini tam karşılamadığı durumlarda bu kategori kullanılır. Tanımlanmamış diğer örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bozukluklar kategorisi, örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bozukluklardan herhangi özgül biri için tanı ölçütlerini karşılamamanın özel nedeni kllnisyenlerce belirlenmek istenmediğinde ve daha özgül bir tanı koymak için yeterli bilgi olmadığı durumlarda (örn. acil servis koşullarında) kullanılır.

